Örgütlenme
Gizli yapı:
Bütün yerleşim yerlerinde bir imam atanmaktadır. Bütün alanlarda (üniversiteler, işyerleri, polislik, subaylık, bakanlıklar, işyerleri, camiler, okullar, öğretmenler, meslek kuruluşları, işçiler arasından birer imam seçilir. Bu imamların en birinci görevleri bulundukları çevreden gizli bilgiler toplayarak, bilgileri kendi il imamına iletir, il imamı bölge imamına, bölge imamı Türkiye imamına, Türkiye imamı da Fethullah Gülen’e bildirir. Fethullah Gülen de çok önemli gördüğü bilgileri Amerikan Haber Alma Örgütü CIA’ya bildirir.
Imam nasıl atanır?
İmam olarak atanmak için din bilgisi aranmaz. Örgüte bağlılık aranır. İmam: cemaati iyi tanıyan, iyi bilgi toplayandır. İmamların içinde yaşam biçimi bir müslümana yakışmayan kişilerde bulunmaktadır.
Hoca kimdir?
Hocalık adı, özlemi duyulan yaşam biçimine uyanlara verilir. İslam devriminde yerini alacak kişilere denir. Taban'da da örgüt elemanları çevresindekilere “hocam” derler. Bu bir ısındırma olayıdır. Hoca denilen kişi bir süre sonra örgüte yanaşmaz, işbirliği etmeyeceği anlaşılırsa, artık ona “hoca” denmez.
Örgüt üyesi Genel Kurmay Başkanı bile olsa, başka bir örgüt üyesi ona “hocam” diye çağrıda bulunur.
Şakirtler (öğrenciler):
Örgüte alınacağı düşünülen çocuk yaştaki kişilerdir. Bunlar yurtlarda eğitilirler. Varlıklarını bu örgüte vermeyi öğrenirler.
Hizmetçiler: Bu örgütün verecegi bütün görevleri yapmayı benimseyenlerdir. Gerek olduğunda işini, eşini bile bırakması istenebilir. Bunların içinde silahlı eylemler için seçilen 500.000 kişi olduğunu Gülen bir konuşmasında anlatıyor.
Nur Sözlügü (lügat): Türkçe sözlerin yerine Farsça ile Kürtçe sözlerin seçildiği sözler birikimidir. Bunun nedenide bu sözler kullanılarak, karşı istihbarat örgütlerinin sağlıklı bilgi toplamalarını önlemektir.
Örgüt Dili: Örgüt içinde bazı özel konuların açıklaması, anlatılması özel sözlerle yapılır. Bu sözler yazılı olarak çekirdeği oluşturanlara verilir.
Teslimiyet:bu örgüte üye olan kişi % kendisini örgüte verir.
Gülen: “Bir arkadaşın verilen görevi yapmak yerine, benim eşim hasta derse, sende ona benim Allahım var, hizmet bekliyor de” diyor. Ölçü budur.
Örgüte Giriş:
Örgüte girmek istemek, örgüte girebilmeyi sağlamaz, örgütün sizi seçmesi gerekir. Örgütle yakın ilişkilerdeki kişilerin çoğu örgüt içinde değildirler. Örgüt içine girebilmek için, örgüt yetkilisi sizin soyunuzu-sopunuzu, ata, ananızı sizin yaşadığınız evi, çevreyi, kimlerle ilişkilerde olduğunuzu, mal varlığınızı bilmelidir. Kendisini örgüt içinde sanan çokları örgütün içinde olmadıklarını bile bilmezler.

Örgütü iyi tanıyan S.E. göre:
Ortada ne bağımsız bir tarikat, nede dinle ilgili bir topluluk var. Geçmişte Said-i Nursi’nin başlattıgı bir yarı gizli örgüt, Fethullah Gülen’in örgütün başına geçmesi ile birlikte örgüt Amerika’nın CIA kuruluşunun açık destegini aldı.
1998-1999’dan beri, CIA bu örgüte açık destek verdigi gibi, bu örgütü dışarıdan yönetmeye başladı. Artık bütün toplantıları, konferansları, gösterileri CIA’nın danışmanları düzenliyorlar.
Bir yanda Dünya Kiliseleri Sekreteri Thomas Michel, öbür yanda bölücülerin danışmanı durumunda olan Maarten van Bruinessen, eski marksistlerden Dogu Ergil gibileri konferasyonlarda toplantılarda Fethullah Gülen’i övüyorlar.
Artık kiliselerin, CIA’nın, siyonistlerin gölgesinde bir Gülen örgütü ortaya çıktı.
Biz Nurcu oluşumu, Fethulah Gülen’den sonrasını inceledik. Doğrudan dışa bağımlı, yasadışı işlerle uğraşan, polisin, bakanlıkların içine sızmış bir örgüt durumundadır.
Bunların ne muslümanlıkla, nede tarikatlada ilgileri olamaz, çünkü Allahın ayetlerini bile degiştirmeyi denedi. Yalnızca siyonistler ile CIA’nın desteğini alabilmek için.
Bunca yıldır yaptığımız incelemelerde bir tek  kişinin bile yönetici olarak örgüte, sevgi ile bağlandığını görmedik. Derin bir çıkar ilişkisi tepede kenetlenmeyi sağlıyor.
Bu gizli örgütün nedense en büyük destekçisi CIA danışmanları, Avrupa Kiliseler Birliği, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı olanlardır.
Bir soru?
Bu Amerikalılar, bu Avrupalılar, bu Sufilği, yada tarikatı çok üstün görüyorlarsa, neden kendileri müslüman olmuyorlar?
Sürekli bize müslüman olun, müslümanlığınızı artırın, Cumhuriyet’ten uzaklaşın deyip duruyorlar neden?
Bütün bu sorularımın karşılığını bulunca, ortada bir Gülencilerin yada tarikatçıların deyil de CIA ile siyonistlerin altıncı kolunu görüyorsunuz.
Oda gizli bir biçimde örgütlenmiş durumdadır. Yasal değildir.

 

 

Basından derlediklerimiz:

Gülen'in ilk ürgütlenmesi

Bilinmeyen fotoğrafları, yola çıktığı 14 kişi, sadakat yemini, hizmet prensipleri
Fethullah Gülen'in Kodları
Avlarlı Efe'nin dergâhından çıkıp, Edirne ve Kırklareli'nde sıradan bir vaizken, koca bir eğitim imparatorluğu kuran Fethullah Gülen, son yılların en çok tartışılan ismi olarak gündemden hiç düşmüyor. Fethullah Gülen'in kim olduğunu öğrenmek isteyenler, Tempo'nun hazırladığı bu dosyayla 'hocaefendi'nin şifrelerini çözebilecek.
1966 yılında, 26 yaşındaki genç vaiz, güvendiği 14 kişiyle uzun ve sonu belli olmayan bir yolculuğa çıktı. Fethullah Gülen’in liderliğindeki eğitim seferberliği için bir araya gelen 14 arkadaş, 1986’ya kadar, yani 20 yıl boyunca hiç aksatmadan her ay bir araya geldi.
İlk toplantıda, Fethullah Gülen, herkese görev dağılımı yaptı. Onların deyimiyle bir ‘Hizmet Belgesi’, yani bir anayasa hazırlandı. Kadroya dahil olanlar, hazırlanan metne, La Yenkatı (kefaretle dönüşü olmayan) yemin ettiler. İlginç olan, yemin metninin ilk satırının karalanmış olmasıdır. Orijinal metinde sadakatle bağlı kalınacak kişi ‘Fethullah Gülen’ yazıldı. Ancak, doğabilecek tepkiler göz önüne alınınca, Gülen’in isminin üzeri karalanarak yerine ‘Kuran’ yazıldı. Ancak, metin yenilenmedi.
Bu kadro, büyük bir sadakat ve itimatla şahsi işlerini, evine alacağı bir kilimi, giyeceği bir kıyafeti, evleneceği kişiyi dahi heyet kararı olmadan yapmadı. 1986’da Fethullah Gülen, Nurettin Veren’e “Bu iş çok büyüdü. Bazı yeni isimleri da bu kadroya alsak arkadaşlar rahatsız olur mu?” diye sordu. Veren, “Hakka hizmet büyük ve ağır bir defineyi taşımak gibidir. Aramıza ne kadar çok arkadaş katılırsa, o kadar iyi olur” yanıtını verdi.
20 yıl aradan sonra Mustafa Özcan ve Doktor Kudret ekibe katıldı. Ancak, o günden sonra Gülen önemli bir karar aldı. Kadroda yer alanların hiçbirine danışmadan, haber vermeden, kadroyu dağıttı ve birbirleriyle görüşmelerini yasakladı. Değişik bahane ve sebeplerle üç kişi bir araya gelemez ve konuşamaz oldu.
Dönemin Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete Yüksel, 22 Ağustos 2000 tarihinde, Fethullah Gülen’le ilgili hazırladığı iddianamede şu noktalara dikkat çekiyor:
“Amacı: Devletin tüm sistemlerinde İslam hükümlerini egemen kılarak teokratik bir İslam diktatörlüğünü kurmaktır. Fethullah Gülen, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni sona erdirip, yerine şer'i yasaların hâkim olduğu İslam devletini kurmak için okullarında beyinlerini yıkadığı gençlikle oluşturacağı toplumu kullanmayı planladığı tespit edilmiştir. Gülen, İslamcı ideolojik bir yaklaşımla, bulunduğu legal yolu muhafaza ederek, sahibi olduğu etkin mali gücüyle; bünyesinde bulunan vakıf, okul ve dershaneleri kullanarak eğitilmiş gençlerden oluşan bir taban oluşturmak, devletin bütün kadrolarında, bütün bürokraside, Milli Eğitim Bakanlığı ve emniyet teşkilatında kadrolaşmak, yurtdışında Türkiye’de kurulacak siyasal İslam’a sempati ile bakacak bir gençlik oluşturmak istemektedir. Oluşturduğu öğrenci seçme ekipleri ile köy ve semtleri dolaşarak zeki ve becerikli öğrencileri seçmekte, sağladığı imkânlarla kendisine bağlamaktadır. Fethullah Gülen’in düşünceleri öğrencilere evlerde, okullarda, kamplarda beyin yıkama metotları ile öğretilmektedir. Bu toplantılarda Atatürk, devrimleri ile toplumun İslam’dan ve inançtan uzaklaştırıldığı için Deccal (Ahir zamanda ortaya çıkacak fitnenin başı) olarak tanıtılmaktadır.”
Bu iddianamenin üzerinden tam beş yıl geçti. Gülen, bugün Amerika’da 130 dönümlük bir çiftlikte yaşıyor. Gülen, 35 yıllık yol arkadaşlığından sonra ayrıldığı cemaatin kara kutusu Nurettin Veren’in açıklamalarıyla sıkıntılı günler yaşıyor. Cemaat üyeleri, “Nurettin Veren, bakalım bugün neler söyleyecek?” diye hop oturup hop kalkıyor. Veren ise, cemaati ve Gülen’i anlatmaya devam ediyor.
Fethullah Gülen kimlerle yola çıktı, ne görevler verdi
İlhan İşbilen       
Vakfın açtığı kursların tenviri, tanzimi, yönetimi, öğretmenlerle görüşme işleri... Derslerin tanzimi (halk ve talebe). Harici Umuriye’ye ait meseleler. Ziyaretlerin tertibi.
Nurettin Veren
Vakfın açtığı kurslarda İlhan İşbilen’e her hususta yardımcı olmak. Tepecik ve Şirinyer’e ait evlerin her türlü tedviri. Harici Umuriye’ye ait meseleler…
Abdullah Aymaz
İlhan İşbilen ile derslerin tanzimi. Harici Umuriye’ye ait meseleler. Alsancak, Bahçelievler, Fatih, Dönertaş’ın her türlü işlerini yerine getirmek.
Zafer Ayvaz
Vilayetler arasındaki tesanütün tesisine matuf olmak için arkadaşların gönderilmesine ışık tutmak, kendisine de Emin-Kenan’ın yardımcı olmaları... Bornova’da Meydan-Tıblılar ve 7 numaralı evlerin sakinleri ile hemdem olup tedviri...
Kemaleddin Özdemir
Her türlü kitap tedariki, satışını tedvir edecek, kendisine bu hususta İ. Hasgür yardım edecektir. Aydınlık Evler Nokta’da kalan arkadaşların bütün işlerini takip edecek.
Ahmet Kemerli
Mezunlar arası aidatın toplanması, hesaplanması, yeni kaynaklar bulunması. Kiraların zamanında toplanıp, gerekli yere takviyesine müzahir olma… Akdurak’taki arkadaşların ihtiyaçlarını yerine getirme.
Mehmet Ali Şengül
Mersin’deki ve Karşıyaka’daki arkadaşların her hususta yetişmelerini, ihtiyaçlarının giderilmesini… Muammer Türkyılmaz ile temas edip yukarıdaki arkadaşların ihtiyaçlarının zamanında görülmesi. (4 adet ev)
Muammer Türkyılmaz
Vakıf binasının (yurdun) bitiminde her türlü gayret içinde bulunma. Vakıf evlerinin onarımı, bakımı, tamiratı. M. Ali Şengül ile Karşıyaka’daki arkadaşların ihtiyaçlarının zamanında giderilmesi.
İsmail Büyükçelebi
Vakıf evlerinden Hisar, Poligon ve Sezer’de kalan arkadaşların ihtiyaçlarına zamanında cevap verme, tedviri ile...
Hüseyin Kaptan Kın
Harici Umuriye’ye ait meseleler... Şirinyer’deki bir ve iki numaralı evlerde kalan arkadaşların ihtiyaçlarının tedviri.
Aydın Koyuncu
Alsancak’taki iki numaralı ve yeni tutulan yerdeki arkadaşların her türlü ihtiyaçları ile ilgilenme ve tedviri…
Mehmet Atalay
Karabağlar’daki her iki evde kalan arkadaşların ihtiyaçlarını tespit ve devamlı olarak kontrolü..
Halil İbrahim Uçar
Günaydın’da kalan arkadaşların tedviri ve azami ihtimam...
İsa Saraç
Köprü’deki arkadaşların tedviri...

Gizli Gülenciler

Bu gün Türkiye’nin geldiği yerde, kimlerin Gülenci olduğunu belirtmek için uzun uzun yazmak gerekir. Biz burada belli başlı biçimde Gülen için çalışanları belirtmek istiyoruz.
Türk kamuoyunun Gülenci oldugunu bildiklerini bir yana koyarak, kendilerini yurtsever (milliyetçi), solcu yada bagımsız biçimde gösteripte Gülen için çalışanları açıklamak istiyoruz.

Namık Kemal Zeybek, yıllardır Fethullah Gülen’in değirmenine su taşıyanlardandır.
Sözde yurtsever, türkçü, müslüman geçinen bu kişi varlığını, Gülen’e güç veren güçlere adadığından, Gülenle birlikte olmak durumundadır.
İkisinin pek çok ortak yerleri var, Amerikancı olmak, şeriattan yana olmak, dernekler le vakıfları kullanarak vurgun vurmak bunlardan bazılarıdır. (bu konuda derin biçimde araştırmalarımız sürmektedir.)
Yavuz Bülent Bakiler, Gülen’i savunarak bir yerlere gelmeyi amaçlayıpta avucunu yalayanlardandır. Bakiler’de Türk diline Türk kültürüne, Türk törelerine arka çıkar görünerek, Gülen için çalışan sözde yurtseverlerdendir.
Ortak yanları, şeriatçı olmaları, çıkarları için yumusak, içi boşaltılmış islamı savunmalarıdır.
Tayyibe Gülek:
Eski CHP Genel Sekreteri’nin kızıdır. İleride yine önemli yerlere getirilmeyi beklemektedir.
Ortak yanları, şeriatçı olmaları, çıkarları için yumusak, içi boşaltılmış islamı savunmalarıdır.

Hamdi Mert, Fethullah Gülen’i destekleyenlerden biriside Hamdi Mert’tir. Hamdi Mert, Namık Kemal Zeybek ilişkisinin temelinde yatan gerçek, derin çıkar ilişkisidir. Hamdi Mert’in görev yaptığı süre içinde Din_Ayet camilerine Gülencileri yerleştiren kişidir.
Ortak yanları, seriatçı olmaları, çıkarları için yumusak, içi boşaltılmış islamı savunmalarıdır. Bunun yanırıra, çıkarcılık, güç elde etme istekleri, şeriatçı olmalarıda önemli etkendir.

Hüseyin Üzmez: Bu anda tutuklu küçük çocukla uygunsuz iliskiye girmekten tutuklu bulunmaktadır. Gençliginde yurtsever, sonraki yıllarda şeriatçı çalışmalar içinde bulunmuştur.

Taha Akyol
Taha Akyol’da geçmişte yurtsever görünmüş, ülkücü kuruluşlarda bulunmuştur. Açıkça Gülen’i aklamaya çalışanlardandır. Yazar olarak değişik gazetelerde yüksek yerlere atanarak gelmiştir. CIA’nın yapılanmasında onada sağlam bir yer verilmiştir. Seriatçıdır, ancak yumuşak islamdan yanadır. Ayrıca bu çizgide yer almakla kendi çıkarlarınıda korumus olmaktadır.
Ortak yanları: örgüt iliskileri, çıkar iliskileri, azınlıkçılık, Türk karsıtı olmaktır.

Nazlı Ilıcak: Namık Kemal Zeybek gibi Gülen’i üst seviyede savunanlardan birisidir. Ilıcak çıkarları olduğu için, birde geçmişte kendisinin önünü kapatmak isteyenlerden öç almak duygusu ile Gülen’i savunmaktadır.

Muhsin yazıcıoglu/Yalçın Topçu: Gerek sayın Muhsin bey, gerekse Yalçın bey ,yüzde yüz Gülen'in buyruğunda olmuşlardır. Çünkü parti varlığını Gülen'e adamış durumdadır. Gülen'in bunca açık biçimde dış güçlerle işbirliği yapmasını gündeme bile getirememeleri, bu partinin ipinin Gülen'in elinde olduğunu gösteriyor.

Pek çok kuruluşun, politik parti ileri gelenlerinin Gülen ile nerede ise iç içe olmalarının en temel iki nedeni vardır.
Gülen örgütünün arkasında uluslar arası güçlerin bulunmasıdır. Güçlünün yanında bulunmanın yararını düşündükl.ri içindir.
Uluslar arası güçler, Türkiye’ye soktukları paraları Gülen örgütü aracılıgı ile kullanıma sunmaktadırlar.