FETHULLAH GÜLEN’İN GÖRÜŞLERİ


Fethullah Gülen’in yaşadığı ortam onun görüşlerinide belirlemiştir.
Fethullah Gülen, temel egitimi alamamış birisi olarak, tarikatlara bulaşmış, Nur tarikatından çok ilgi gördüğünden o kesimden çevre edinmiş, onun yaşam biçiminide, görüşlerinide Nurcu örgüt belirlemiştir.
Türkiye’de 1980 öncesi etken olabilmek için çok keskin görüşleri seslendirmek gerekiyordu. Kaplan, Şevki Yılmaz, Hasan Mezarcı’da bu kesimden olmuşlardır.
Gülende arasıra bunlara uyarak yasaları doğal olarak delmiştir. Bu nedenlede yargılanmış, yasaklarada (ceza) çarpılmıştır.
Gülen iki yüzlü oluyor
Gülen, Türkiye’de tutuklanması gerektiginde, polisle, sıkıyönetimle birlikte çalışmaya başlamıştır. Onun içinde camideki konuşmalarında sürekli koruma güçlerinin (polis,asker) yanında oldugunu söylemiştir.
Bu nedenle polisce arandıgı dönemlerde orada burada ağlayarak, sümüklerini, salyalarını akıtarak, vaaz vermeyi sürdürebilmiştir.
Bunun anlamı, Gülen sözde devlet yanlısı olmuştur. Çünkü böylece tutuklanmaktan kurtulmuştur. Polise bilgi toplamada, bilgi vermede üstün başarı göstermiştir.
Gülen, bir yandan devletin yanındayım derken, öte yandan gizlice toplantılar yapıyor, kuracağı islam devletinin ölcülerinide anlatıyordu. Anlattıgına göre İran’daki İslam devleti bize en iyi örnekti. Gençler, yaşlılar, kadınlar Hz. Muhammed dönemindeki gibi kafir düzene karşı savaşmalıydı. Atatürk bir deccaldı. Atatürkçülerdeşakşakçıydılar. İş bununlada kalmamıştı, Gülen 500.000 kişinin mücahit olarak kendilerini Gülen'in örgütüne yazdırdıklarını anlatıyordu.
Gülen, artık ağlıyor, çırpınıyor, sümük salya kendini yerlere atarak “cezbe” gösteriler yaparak ilgi çekiyordu.
O günlerde, ABD Ortadoğuda görüşlerini anlatacak bir imam aramaktadır. CIA’da görevli olan, CHP eski Genel Sekreteri Kasım Gülek, aracılığı ile Gülen ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ile tanıştırılır. ABD’nin Türkiye Büyükeçilsi Gülen’nin CIA’ya bağlanmasını sağlar. Ayrıca Kasım Gülek’te Nurcu kesimle yakın ilişkide bulunmuştur. Artık Allah Gülen’e yürü kulum demiştir.
Gülen büyük paralarla Türkiye’de açılım yapmaya başlar. Bütün parti başkanları onunla görüşmek için sıraya girer. Demirel, Ecevit, Özal, Tansu başta olmak üzere.
Para kokusunu alan bazi solcular, Milli Görüşcüler ile Ülkücüler’de sıraya girdiler.

Gülen'in kişiliği
Gülen’in yaşam biçimine yaptıklarına bakınca kendi geleceği için en yakınlarını bile ota (ateşe) atabilmiştir.
Bunun en ilginci kendisi ile iyi ilişkilerde olmuş olan Veli Küçük’ü yeri gelince yakmasını bilmiştir.
O günlerde iyi ilişkilerde olduğu Türkeşle kucaklaşarak, ülkücü yurtlara girerek, gençleri cihatcı yetiştirme işinide başlatmıştı. Türkeşle sağlığında kardaşı gibi kucaklaşan Gülen, onun ölümünün arkasından, onu Menderes’i asmakla suçlamıştır. Bu yetmezmiş gibi ona 3,5 milyar dolar para verdigini de açıklamıştır.
Gülen yüzde yüz kendi buyruklarını dinlemeyen kişileride örgütü içinden kovmuş, onların yaşama yollarını kesmiştir. Bunun en canlı örnegide Nurettin Veren’dir. Gülen, yeri geldiginde kendisine karşı çıkanlara karşı yok etme işine girişmektedir.

Sonuç

Diyeceksinizki ilkokulu bile bitirememiş bir kişi bunca güce ulaşamaz, bunca örgütüde yönetemez. Bu doğrudur. Çünkü ortada bir gizli örgüt var, bu örgüt Fethullah Gülen adına kurulmuş, işler onun adına yapılıyor, ancak işi yapan CIA’ya bağlı çalışan RAND, DIALOG gibi kuruluşlardır. Amerika böylece islamı göz altında tutabilmekte, müslümanlarada çeki düzen verebilmektedir.
Bu ne demektir?
Gülen iki yüzlüdür
Fethullah Gülen kendisi aşırı biçimde şeriat yanlısı olmakla birlikte, Türkiye’den MİT’in Amerika’dan da CIA’nın gölgesinde barışçı gibi görünmektedir.